Karşılıksız yararlanma suçunda (TCK m. 163), etkin pişmanlığın (TCK m. 168/5) 'kamu davası açılmaz' sonucu doğurabilmesi için zararın ne zamana kadar tazmin edilmesi gerekir? Bu durumun, hırsızlık suçundaki etkin pişmanlıktan farkı nedir?
Karşılıksız yararlanma suçunda, etkin pişmanlığın 'kamu davası açılmaz' (yani, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir) sonucu doğurabilmesi için, failin, mağdurun veya kamunun uğradığı zararı, 'soruşturma tamamlanmadan önce' tamamen tazmin etmesi gerekir (TCK m. 168/5). Bu, Cumhuriyet savcısının iddianameyi düzenlemesinden önceki aşamayı ifade eder. Bu durumun, hırsızlık suçundaki etkin pişmanlıktan en temel farkı budur. Hırsızlık suçunda (TCK m. 168/1-2), soruşturma aşamasında zararın giderilmesi, sadece cezada indirim yapılmasını sağlar; kamu davasının açılmasını engellemez. Kanun koyucu, karşılıksız yararlanma suçunun (örneğin, kaçak elektrik veya su kullanımı) toplumsal zararının daha düşük olduğunu ve zararın erken bir aşamada giderilmesini daha güçlü bir şekilde teşvik etmek istediği için, bu suça özgü olarak tam bir 'cezasızlık' ve 'kovuşturmasızlık' imkanı tanımıştır. Ancak, bu imkan TCK m. 168/5'in son cümlesi uyarınca, bir kişi için 'iki defadan fazla' kullanılamaz.