Anayasa Mahkemesi'nin 'delillerle ilgili değerlendirmelere ancak açık bir keyfilik... varsa müdahale edebileceği' yönündeki yaklaşımı, delillerin 'hukuka aykırı' olarak elde edildiği iddiaları için de aynı şekilde mi geçerlidir? Hukuka aykırı delil iddiası, bir 'kanun yolu şikayeti' midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91447

Delillerin 'hukuka aykırı' olarak elde edildiği iddiası, basit bir 'kanun yolu şikayeti'nden daha fazlasıdır ve AYM'nin denetim alanına doğrudan girer. 'Delillerin değerlendirilmesi' (yani, hangi delilin daha inandırıcı olduğu, delillerin ispat gücü vb.) kural olarak kanun yolu denetimine tabidir. Ancak, bir delilin 'hukuka aykırı' olarak elde edildiği iddiası, doğrudan doğruya Anayasa m. 38/6 ('Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez.') ve Anayasa m. 36 ('Adil yargılanma hakkı') gibi temel hakların ihlali iddiasıdır. Bir yargılamada, Anayasa'ya aykırı olarak elde edilmiş bir delilin mahkumiyete esas alınması, yargılamanın adilliğini temelden sarsar. Bu nedenle, 'hukuka aykırı delil kullanıldı' iddiası, AYM'nin 'açık keyfilik' filtresine takılmadan, doğrudan bir temel hak ihlali iddiası olarak esastan incelenir. AYM, delilin hukuka uygun elde edilip edilmediğini ve hükme esas alınıp alınmadığını denetler. Bu, delilin ispat gücünü değil, yargılamanın usuli meşruiyetini denetlemektir.