5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen 'aldatıcı işlem ve davranışlarla' gümrük vergisi ödememe suçunun, failin gümrük idaresine sahte bir belge sunmasıyla işlenmesi halinde, TCK m. 212 uyarınca 'hem sahtecilikten hem de kaçakçılıktan' ayrı ayrı mı ceza verilir?
Hayır, bu durumda TCK m. 212 uygulanmaz ve faile hem sahtecilikten hem de kaçakçılıktan ayrı ayrı ceza verilmez. TCK m. 212, 'sahte belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması' halini düzenler. Ancak, 5607 sayılı Kanun m. 3/2'deki suçun kendisi, zaten 'aldatıcı işlem ve davranışlarla' (ki bu genellikle sahte belge kullanmak suretiyle olur) işlenen özel bir kaçakçılık türüdür. Yani, sahte belge kullanmak, bu suçun 'kurucu unsuru' veya 'işleniş biçimidir'. Bu durumda, 'tüketen-tüketilen norm ilişkisi' veya 'özel normun önceliği' ilkesi gereği, özel kaçakçılık suçunu düzenleyen 5607 s.K. m. 3/2, sahtecilik eylemini de kapsar ve onu 'tüketir' (içinde eritir). Fail, sadece 5607 s.K. m. 3/2'den cezalandırılır. Ayrı ayrı ceza verilmesi, aynı eylemin iki kez cezalandırılması anlamına gelir ve 'ne bis in idem' ilkesine aykırı olur. TCK m. 212, sahteciliğin unsur veya nitelikli hal olmadığı bağımsız suçlar (örneğin, dolandırıcılık) için geçerlidir.