Yargıtay CGK 2015/861 E. sayılı kararında, mülga CMUK m. 326/son fıkrasında düzenlenen 'aleyhe değiştirme yasağı'nın (reformatio in pejus), ceza hukukundaki 'kazanılmış hak' kavramıyla olan ilişkisi nasıl açıklanmıştır? Bu yasağın kapsamı ne ile sınırlıdır?
Kararda, ceza hukukunda genel ve mutlak anlamda bir 'kazanılmış hak' kavramının bulunmadığı, ancak mülga CMUK m. 326/son fıkrası uyarınca 'sınırlı' bir 'cezayı aleyhe değiştirememe ilkesi'nin söz konusu olduğu belirtilmiştir. Bu, kazanılmış hakkın ceza muhakemesindeki özel ve sınırlı bir yansımasıdır. Bu yasağın kapsamı, 'yalnızca ceza miktarı ve sonucu ile sınırlıdır'. Yani, sadece sanık veya onun lehine ilgililer tarafından temyiz edilen bir hüküm, Yargıtay tarafından bozulduktan sonra, yerel mahkemenin yeniden kuracağı hükümde belirlenen 'cezanın türü ve miktarı', önceki hükümle belirlenen cezadan ve sonuçtan 'daha ağır olamaz'. Örneğin, ilk hükümde 2 yıl hapis cezası verilmişse, bozma sonrası verilecek yeni ceza 2 yıldan fazla olamaz. Bu yasak, sanığı, lehine sonuç alabileceği bir kanun yoluna başvurmaktan, 'durumum daha da kötüleşir' endişesiyle caydırmayı önlemeye yönelik bir güvencedir. Ancak bu yasak, hukuka aykırılığın tespit edilmesine ve hükmün bozulmasına engel değildir; sadece verilecek yeni cezanın üst sınırını belirler.