Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/1283 E. sayılı kararında, sanıklar hakkında verilen temel cezanın TCK m. 220/6 uyarınca indirildikten sonra, 3713 sayılı Kanun m. 5 gereğince artırım yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bu durumun 'sonuç ceza değişmediğinden' bozma nedeni yapılmamasının hukuki dayanağı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91433

Bu durumun bozma nedeni yapılmamasının hukuki dayanağı, Yargıtay'ın kanun yolu denetiminde benimsediği 'hükme etkili olmayan hukuka aykırılıkların' bozma nedeni sayılmayacağı ilkesidir. Yargıtay, bir kararı bozduğunda, dosyanın yerel mahkemeye geri dönmesi ve yeniden yargılama yapılması gerekmektedir. Bu, zaman ve emek kaybına yol açan bir süreçtir. Eğer yerel mahkemenin yaptığı bir usul veya uygulama hatası, sanık hakkında belirlenen 'sonuç cezayı' etkilememişse, yani hata düzeltildiğinde de sanık aynı cezayı alacaksa, bu hatanın giderilmesi için hükmün bozulmasında 'hukuki bir yarar' yoktur. Kararda, mahkemenin indirim ve artırım sıralamasında bir hata yaptığı (önce artırım sonra indirim yapması gerekirken tersini yaptığı), ancak bu sıralama hatasının nihai ceza miktarını değiştirmediği tespit edilmiştir. Bu nedenle Yargıtay, bu hatayı 'sonuca etkili olmayan' bir hukuka aykırılık olarak kabul etmiş ve sadece ilamında bu hatayı 'eleştirerek' belirtmekle yetinmiş, hükmün bozulmasına gerek görmemiştir. Bu, usul ekonomisi ilkesinin bir uygulamasıdır.