Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2016/2015 K. sayılı kararında, sanığın kollukta müdafii olmaksızın verdiği ikrar içerikli savunmasının hükme esas alınması, CMK m. 148/4'e aykırılık olarak nitelendirilmiştir. Bu kararda atıf yapılan YCGK kararında belirtilen, bir ikrarın delil değerini ortaya koymak için göz önünde bulundurulması gereken hususlar nelerdir?
Kararda atıf yapılan Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararına göre, bir ikrarın delil değerini ortaya koymak için mahkemenin şu hususları göz önünde bulundurması gerekir: 1) Gerçekleşme Aşaması ve Özgür İrade: İkrarın hangi aşamada (kolluk, savcılık, mahkeme) gerçekleştiği ve özgür iradeye dayanıp dayanmadığı. 2) Ciddiyet ve Sonuçlarını Bilme: İkrarda bulunanın, beyanının ciddiyetini ve bundan doğacak hukuki sonuçları bilip bilmediği. 3) Başka Delillerle Desteklenme: İkrarın, dosyadaki diğer deliller (maddi bulgular, tanık beyanları, uzman raporları) veya emarelerle desteklenip desteklenmediği. 4) Hayatın Olağan Akışına Uygunluk: İkrar edilen olayın, hayatın olağan akışına ve mantık kurallarına uygun düşüp düşmediği. 5) İkrardan Dönülüp Dönülmediği: Sanığın, ikrarının şüpheden arınmışlığını ve belirliliğini zayıflatacak biçimde sonradan bu ikrarından dönüp dönmediği. Mahkeme, ikrarı bu çok yönlü değerlendirmeye tabi tutarak, onun somut olaydaki ispat gücünü belirlemeli ve ispat sorununu bu şekilde çözümlemelidir. Sadece soyut bir ikrara dayanmak yeterli değildir.