CMK m. 94'ün gerekçesinde, bu maddenin getirilmesinin bir nedeninin de 'gıyabi tutuklamaya CMK’da yer verilmemesi' olduğu belirtilmiştir. 'Gıyabi tutuklama' ne demektir ve CMK m. 94'teki 'sevk tutuklaması' kurumu, gıyabi tutuklamanın hangi sakıncalarını gidermeyi amaçlamaktadır?
'Gıyabi tutuklama', eski ceza usul hukukumuzda yer alan, sanığın yokluğunda, yani duruşmada veya sorguda hazır bulunmadığı bir durumda hakkında tutuklama kararı verilmesi anlamına gelen bir kurumdu. Bu, kişinin savunması alınmadan, yüzüne karşı neden tutuklandığı açıklanmadan hürriyetinin kısıtlanmasına yol açtığı için 'savunma hakkı' ve 'yüz yüzelik' ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle yeni CMK'da yer almamıştır. CMK m. 94'teki 'sevk tutuklaması' kurumu, gıyabi tutuklamanın bu sakıncalarını gidermeyi amaçlar. Yeni sistemde, firari bir sanık hakkında tutuklama kararı verilemez, sadece 'yakalama emri' düzenlenebilir (CMK m. 98). Sanık yakalandığında ise, CMK m. 94 devreye girer. Sanık, en geç 24 saat içinde bir hakimin (yetkili veya en yakın) huzuruna çıkarılır. Bu hakim, sanığın yüzüne karşı kimlik tespiti yapar, haklarını hatırlatır ve neden yakalandığını açıklar. Sevk tutuklaması kararı, sanığın yokluğunda değil, bizzat huzurunda verilir. Bu şekilde, sanığın en temel savunma hakları ve hakim güvencesi, tutuklanma sürecinin en başından itibaren sağlanmış olur ve gıyabi tutuklamanın yarattığı keyfiliğin önüne geçilir.