Gümrük Yönetmeliği'nin 3. maddesinin (h) bendinde sayılan fiiller, 'gümrük işlemlerinin bitirilmesi' olarak tanımlanmıştır. Bu tanım, 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan 'gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın' ifadesinin yorumlanmasında nasıl bir rol oynar?
Bu tanım, 'gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın' ifadesinin dar yorumlanmaması gerektiğini ve gümrük işlemlerinin sadece vergi ödemekten ibaret olmadığını göstererek, ifadenin yorumlanmasında önemli bir rol oynar. 5607 s.K. m. 3/1'deki suçun oluşması için, eşyanın gümrük idaresinin denetim alanına hiç girmemesi veya girse bile hakkında hiçbir işlem yapılmadan yurda sokulması gerekir. Gümrük Yönetmeliği m. 3/h, gümrük işlemlerinin bitirilmesi kapsamına, 'vergilerin ödenmesi'nin yanı sıra, 'kaldırılması (muafiyet)', 'teminata bağlanması', 'eşyanın gümrüğe terk edilmesi', 'imhası' veya 'müsadere edilmesi' gibi bir dizi idari işlemi de dahil etmektedir. Bu, bir eşya gümrüğe geldiğinde, idare tarafından bu işlemlerden herhangi birine tabi tutulmuşsa, o eşyanın artık 'gümrük işlemlerine tabi tutulmuş' sayılacağı anlamına gelir. Dolayısıyla, gümrükte müsadere edilen veya ithalatından vazgeçilerek gümrüğe terk edilen bir eşya, daha sonra bir şekilde yurda sokulsa bile, bu fiil 5607 s.K. m. 3/1 kapsamına girmez. Çünkü eşya, 'gümrük işlemlerine tabi tutulmaksızın' ülkeye sokulmamıştır.