Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2017/3812 E. sayılı kararında, tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmü, TCK m. 106/1'in uzlaştırma kapsamına alınması nedeniyle bozulmuştur. Bu durum, ceza muhakemesinde hangi temel ilkenin bir sonucudur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91403

Bu durum, ceza muhakemesinin ve maddi ceza hukukunun temel ilkelerinden olan 'lehe kanunun derhal ve geçmişe etkili olarak uygulanması' (TCK m. 7/2) ilkesinin bir sonucudur. Karara konu olayda, tehdit suçu işlendiği ve ilk derece mahkemesi karar verdiği sırada, TCK m. 106/1 uzlaştırma kapsamında değildi. Ancak, dosya Yargıtay'da iken, 6763 sayılı Kanun ile CMK m. 253'te yapılan değişiklikle tehdit suçunun temel hali uzlaştırma kapsamına alınmıştır. Uzlaştırma, sanık için daha lehe sonuçlar (davanın düşmesi gibi) doğurabilen bir kurumdur. TCK m. 7/2 uyarınca, sanık lehine olan usul hükümleri de dahil olmak üzere, yeni kanunlar kesinleşmemiş dosyalara derhal uygulanır. Bu nedenle Yargıtay, hükmü bozarak, dosyayı yerel mahkemeye geri göndermiş ve mahkemeden öncelikle taraflara uzlaştırma prosedürünü uygulamasını, uzlaşma sağlanamazsa yargılamaya devam etmesini istemiştir. Bu, lehe kanun ilkesinin kanun yolu aşamasındaki tipik bir uygulamasıdır.