AİHM, Yüksel Yalçınkaya kararında, 'hakimlerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı' ile ilgili genel yapısal soruna dikkat çekmekle birlikte, bu konuyu dava özelinde neden inceleme dışı bırakmıştır?
AİHM, Yüksel Yalçınkaya kararında, Türkiye'deki yargı bağımsızlığına ilişkin genel yapısal sorunlara (örneğin, 15 Temmuz sonrası hakimlerin toplu ihraçları) dikkat çekmekle birlikte, bu konuyu somut dava özelinde incelememiştir. Bunun temel nedeni, başvuranın kendisinin, 'dava özelinde görev yapan hakimlerin durumu ile ilgili bir şikayet'te bulunmamış olmasıdır (§ 364). AİHM, kural olarak, taraflarca usulüne uygun olarak ileri sürülmeyen şikayetleri re'sen incelemez. Başvuran, kendisini yargılayan mahkemenin veya hakimlerin sübjektif ya da objektif olarak taraflı olduğuna dair somut bir iddia veya delil sunmamıştır. AİHM, bu nedenle, bu konuyu inceleme dışı bırakmış ve mevcut davanın temelinde yatan daha acil meselenin, 'Türk yargısının ByLock delillerine ilişkin benimsediği tek tip ve genelleyici yaklaşım' olduğunu belirtmiştir. Bu, Mahkeme'nin, başvuruda somut olarak ileri sürülmeyen genel sorunlar yerine, doğrudan başvuranın haklarını etkileyen spesifik ihlallere odaklanma eğiliminin bir göstergesidir.