Resmi belgede sahtecilik suçu ile 'belgenin kötüye kullanılması' suçu (TCK m. 206) arasındaki temel fark nedir? Bir kişinin, başkasına ait gerçek bir kimlik kartını, üzerinde hiçbir değişiklik yapmadan, bir işleme girerken kendi kimliğiymiş gibi görevliye ibraz etmesi hangi suçu oluşturur?
Bu iki suç arasındaki temel fark, belgenin 'sahte' olup olmamasında yatar. - Resmi Belgede Sahtecilik (TCK m. 204): Suçun konusu, 'sahte olarak düzenlenmiş' veya 'gerçek olmakla birlikte tahrif edilmiş (değiştirilmiş)' bir belgedir. Yani belgenin kendisinde bir sahtelik söz konusudur. - Belgenin Kötüye Kullanılması (TCK m. 206): Suçun konusu, 'içerik itibarıyla sahte olmayan' ve 'gerçek' bir belgedir. Suç, bu gerçek belgenin, onu düzenleyen veya kullanan kişi tarafından 'başkalarını aldatacak şekilde' kötüye kullanılmasıyla oluşur. Sorudaki örnekte, kişi başkasına ait 'gerçek' bir kimlik kartını, üzerinde hiçbir tahrifat yapmadan kullanmaktadır. Belgenin kendisi sahte değildir. Ancak kişi, bu gerçek belgeyi, kendisini o kişiymiş gibi tanıtarak, yani başkalarını aldatacak şekilde kötüye kullanmaktadır. Bu eylem, TCK m. 204'teki sahtecilik suçunu değil, TCK m. 206'daki 'Bir gerçek resmi belgeyi bozan, yok eden veya gizleyen kişi...' fıkrasının kapsamına girmese de, genel olarak belgenin amacına aykırı ve aldatıcı bir şekilde kullanılması niteliği taşır. Ancak TCK m. 206 bu eylemi tam olarak kapsamadığından, bu tür eylemler için özel kanunlarda (örneğin Bankacılık Kanunu) veya şartları varsa dolandırıcılık gibi suçlarda çözüm aranabilir. Eğer kişi, kimlikteki fotoğrafı değiştirseydi, bu TCK m. 204 kapsamında sahtecilik olurdu.