Bir tenkis davasında, mirasbırakanın ivazlı (karşılıklı) bir sözleşme (örneğin, satış sözleşmesi) ile yaptığı bir devrin, tenkise tabi bir 'bağış' olarak kabul edilebilmesi için davacının neyi ispatlaması gerekir? Bu durumun 'gizli bağış' kavramıyla ilişkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91393

Mirasbırakanın yaptığı bir satış sözleşmesi gibi ivazlı bir devrin, tenkise tabi bir 'bağış' olarak kabul edilebilmesi için, davacının bu işlemin aslında 'gizli (örtülü) bir bağış' olduğunu ispatlaması gerekir. Bunun için davacının ispatlaması gereken temel husus, işlemdeki 'ivazlar (karşılıklı edimler) arasında açık ve bariz bir nispetsizlik' olduğudur. Yani, satıldığı iddia edilen malın gerçek değeri ile satış bedeli olarak gösterilen veya ödenen bedel arasında, hayatın olağan akışına ve ticari teamüllere aykırı, aşırı bir fark bulunmalıdır. Eğer davacı, malın gerçek değerinin ödenen bedelden çok daha yüksek olduğunu ve mirasbırakanın bu farkı bağışlama kastıyla, yani saklı paylı mirasçıların hakkını zedelemek amacıyla hareket ettiğini ispatlarsa, mahkeme bu işlemi görünüşte bir satış olsa da, esasen bir gizli bağış olarak nitelendirir. Bu durumda, malın gerçek değeri ile ödenen bedel arasındaki fark, tenkise tabi bir kazandırma olarak tereke hesabına dahil edilir.