Bir sanığın, uyuşturucu ticareti suçundan mahkumiyetinin tek dayanağının, başka bir dosyada şüpheli sıfatıyla ve avukatsız olarak ifade veren bir kişinin 'soyut suç atma' niteliğindeki beyanı olması durumunda, bu delile dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulabilir mi? Yargıtay 6. CD-K.2018/1069 kararındaki yaklaşımı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91391

Hayır, bu delile dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2018/1069 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, başka bir dosyanın şüphelisinin veya sanığının, kendi sorumluluğunu azaltmak veya başkasıyla paylaşmak amacıyla verdiği ve maddi delillerle desteklenmeyen 'soyut suç atma' niteliğindeki beyanları, tek başına mahkumiyet için yeterli değildir. Bu tür beyanlar, 'çelişmeli' ve 'güvenilirliği şüpheli' deliller olarak kabul edilir. Kararda, başka bir sanığın avukatsız kolluk ifadesinin, kendisi için bir 'ikrar' sayılabilse bile, yargılanan sanık yönünden hukuken sadece bir 'ifade' niteliğinde olduğu ve bağlayıcı olamayacağı belirtilmiştir. Ceza mahkumiyetinin, varsayıma veya kuşkulu beyanlara değil, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillere dayanması gerekir. Dosyada, bu soyut suç atma niteliğindeki ifadeyi doğrulayan başka hiçbir yan delil (tanık, teknik takip, materyal vb.) bulunmuyorsa, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği sanık hakkında beraat kararı verilmelidir.