İhtiyaç nedeniyle tahliye davasında, kiraya verenin ihtiyacının 'zorunlu' olması koşulu, mutlak bir zorunluluk mudur, yoksa göreceli bir kavram mıdır? Yargıtay'ın, 'kiraya verenin kirada oturuyor olması'nı tek başına yeterli bir tahliye nedeni sayması, bu koşulun yorumu hakkında ne gibi bir ipucu vermektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91382

İhtiyacın 'zorunlu' olması koşulu, mutlak bir 'hayat memat meselesi' anlamında bir zorunluluk değildir; somut olayın koşullarına göre değerlendirilen, göreceli bir kavramdır. Bu zorunluluk, kiraya verenin o taşınmaza ihtiyacının, kiracının orada oturmaya devam etme menfaatinden hukuken daha üstün görülmesini gerektiren bir durumu ifade eder. Yargıtay'ın, 'kiraya verenin kendisinin kirada oturuyor olması'nı, başka bir delil aramaksızın, tek başına gerçek, samimi ve zorunlu bir ihtiyaç olarak kabul etmesi, bu koşulun yorumu hakkında önemli bir ipucu vermektedir. Bu içtihat, bir mülk sahibinin, başkasının mülkünde kiracı olarak oturmak yerine kendi mülkünde oturma isteğinin, temel bir hak ve başlı başına zorunlu bir ihtiyaç olduğunu kabul etmektedir. Yani, kiraya verenin kirada oturması, başkaca bir neden veya zorunluluk (sağlık, ulaşım vb.) ispatlamasına gerek kalmaksızın, tahliye için yeterli ve 'zorunlu' bir sebep sayılmaktadır. Bu, mülkiyet hakkına verilen önemin bir yansımasıdır.