Uyuşturucu madde ticareti suçunda (TCK m. 188) etkin pişmanlık (TCK m. 192) gösteren failin, cezasında indirim yapılabilmesi için 'yardımının gönüllü olması' şartı ne anlama gelir? Failin, yakalandıktan sonra, lehine olacağını umarak ve avukatının tavsiyesiyle diğer suç ortaklarının ismini vermesi 'gönüllü' bir yardım sayılır mı?
'Yardımın gönüllü olması' şartı, failin yardım etme yönündeki iradesinin, herhangi bir hukuka aykırı dış baskı, tehdit, işkence veya aldatma olmaksızın, kendi özgür kararına dayanması anlamına gelir. Bu, yardımın 'içten' veya 'samimi' bir pişmanlıktan kaynaklanması gerektiği anlamına gelmez. Ceza hukuku, genellikle eylemlerin arkasındaki içsel motivasyonla değil, dışa yansıyan iradeyle ilgilenir. Failin, yakalandıktan sonra, ceza indirimi alacağını bilerek veya bu umutla, yani kendi menfaati için ve avukatının hukuki tavsiyesi üzerine diğer suç ortaklarının ismini vermesi, 'gönüllü' olma şartını ortadan kaldırmaz. Burada önemli olan, failin bu bilgiyi vermeye zorlanmamış olmasıdır. Kendi çıkarını düşünerek rasyonel bir karar alması, iradesinin özgür olmadığı anlamına gelmez. Dolayısıyla, bu durum 'gönüllü' bir yardım olarak kabul edilir ve fail, TCK m. 192/3'teki indirimden yararlanabilir. Gönüllülüğü ortadan kaldıran şey, iradeyi sakatlayan hukuka aykırı müdahalelerdir.