Makalede, CMK m. 308 uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı itirazı üzerine verilecek lehe bozma kararının, diğer sanıklara sirayet etmesi gerektiği savunulurken, 'Başsavcıdan olağanüstü itiraza yönelik talepte bulunup bulunmadığına bakılmaksızın' tüm sanıkların yararlanacağı argümanı neden eleştirilmektedir? Yazarın bu konudaki kendi gerekçesi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91377

Makale yazarı, sirayetin kabulü yönündeki bu argümanın temellendirmesini eleştirmektedir. Eleştirilen argüman, sirayetin temelini, 'itiraz yetkisinin sadece Başsavcıya ait olmasına ve tarafların talebinin bağlayıcı olmamasına' dayandırmaktadır. Yazar bu temellendirmeye katılmamakta, kendi gerekçesini farklı bir temele oturtmaktadır. Yazarın kendi gerekçesi şudur: Sirayetin temeli, doğrudan CMK m. 306'nın 'kıyasen' uygulanması ve bu maddenin 'sanık/hükümlü lehine' bir düzenleme olmasıdır. CMK m. 306, 'temyiz isteminde bulunmamış' diğer sanıkların bozmadan yararlanacağını düzenlemektedir. Yazar, bu ifadenin kapsamına, 'Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının olağanüstü itiraz yoluna başvurması için herhangi bir talepte bulunmayan' sanıkların da girmesi gerektiğini savunmaktadır. Yani yazar, sirayetin kaynağını, Başsavcı itirazının kendine özgü yapısında değil, sanık lehine olan genel bir usul kuralının (CMK m. 306) kıyasen uygulanabilirliğinde görmektedir. Bu yaklaşım, sirayet kurumunu daha sağlam bir yasal temele oturtmayı amaçlamaktadır.