Yargıtay'ın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı mağdura karşı işlenen bandrolsüz CD satma gibi eylemleri, 'zincirleme suç' (TCK m. 43) kapsamında değerlendirirken, mağdurun kim olduğunu belirlemesi neden önemlidir? Fikri hak suçlarında mağdur kimdir?
Mağdurun kim olduğunun belirlenmesi, TCK m. 43/1'deki 'değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi' şartının gerçekleşip gerçekleşmediğini tespit etmek için önemlidir. Zincirleme suç hükmünün uygulanabilmesi için, kural olarak mağdurun aynı kişi olması gerekir. Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2015/10756 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bandrol yükümlülüğüne aykırılık gibi fikri hak suçlarında, Yargıtay'ın yerleşik kabulüne göre suçun mağduru, doğrudan eser sahipleri (şarkıcı, besteci vb.) veya onların haklarını temsil eden meslek birlikleri değil, 'toplumun kendisidir'. Bu suçların, kamunun kültürel ve ekonomik düzenine, yani toplumsal bir menfaate karşı işlendiği kabul edilir. Mağdur 'toplum' olduğu için, failin farklı zamanlarda, farklı yerlerde, farklı eserlere ilişkin olarak işlediği tüm bandrolsüz ürün satma eylemleri, 'aynı mağdura (topluma) karşı' aynı suçun (bandrolsüz ürün satma) birden fazla işlenmesi olarak kabul edilir. Bu nedenle, fail hakkında her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmez; tek bir ceza verilir ve bu ceza üzerinden TCK m. 43 uyarınca zincirleme suç artırımı yapılır. Mağdurun toplum olarak belirlenmesi, zincirleme suç hükümlerinin bu tür suçlarda geniş bir uygulama alanı bulmasını sağlar.