Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2007/3678 E. sayılı kararında, hakkında yakalama kararı olan sanığın savunmasının yetkili Ağır Ceza Mahkemesi yerine Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi tarafından alınması neden bozma sebebi sayılmıştır? Bu durum, ceza muhakemesinin hangi temel ilkesinin ihlalidir?
Bu durumun bozma sebebi sayılmasının nedeni, ceza muhakemesinin en temel ilkelerinden olan 'doğrudanlık' (vasıtasızlık) ve 'yargılamayı yapacak olan mahkeme tarafından sorguya çekilme hakkı'nın ihlal edilmesidir. Sanığın sorgusu, kural olarak yargılamayı yürüten ve hakkında nihai kararı verecek olan mahkeme (somut olayda Ağır Ceza Mahkemesi) tarafından yapılmalıdır. Bu, mahkemenin sanığı bizzat görmesi, dinlemesi, tavır ve davranışlarını gözlemlemesi ve delilleri doğrudan değerlendirebilmesi için zorunludur. CMK m. 94'te belirtilen 'en yakın sulh ceza hakimi önüne çıkarma' usulü, sadece kişinin yakalandıktan sonraki ilk 24 saat içindeki hürriyetinin güvencesi ve sevk işlemlerinin denetimi için öngörülmüş istisnai bir yoldur. Bu hakim, 'duruşma hazırlığı' veya 'esasa ilişkin sorgu' yapma yetkisine sahip değildir. Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi'nin, esasa ilişkin bir sorgu yaparak bunu yetkili Ağır Ceza Mahkemesi'ne göndermesi ve Ağır Ceza Mahkemesi'nin de bu usulsüz sorguya dayanarak hüküm kurması, 'doğrudanlık' ilkesini ve sanığın kendisini yargılayacak mahkeme önünde savunma yapma hakkını ihlal eder. Bu nedenle, Yargıtay bu durumu esaslı bir usul hatası ve bozma nedeni olarak kabul etmiştir.