AİHM, Yüksel Yalçınkaya kararında, ulusal mahkemelerin ByLock'un 'örgütsel bir iletişim aracı' olduğuna dair tespitlerini hangi usuli eksiklik nedeniyle eleştirmiştir? Mahkemenin, bu tespitlerin 'yargılama dışı bir bağlamda' kabul edildiği yönündeki eleştirisi ne anlama gelmektedir?
AİHM'in temel eleştirisi, ulusal mahkemelerin bu tespiti, 'çelişmeli yargılama' ilkesine uymadan, adeta bir 'yargısal kabule' dönüştürmeleridir. Mahkemelerin, ByLock'un münhasır ve örgütsel olduğu iddiasına ilişkin olarak 'öncelikle MİT tarafından yapılan tespitleri yargılama dışı bir bağlamda kabul ettiklerini ve bu tespitleri derinlemesine incelemediklerini' kaydetmiştir (§ 340). 'Yargılama dışı bir bağlamda kabul etmek' ifadesi, bu tespitlerin kaynağı olan MİT raporlarının, bir duruşmada, tarafların (özellikle savunmanın) katılımıyla, doğruluğunun ve güvenilirliğinin sorgulandığı, çelişmeli bir yargısal süreçten geçmeden, hazır bir veri olarak kabul edildiği anlamına gelir. Savunma makamının, bu raporların içeriğine, metodolojisine ve sonuçlarına etkin bir şekilde itiraz etme ve kendi karşı delillerini sunma imkanı bulamadığı bir ortamda, mahkemenin bu raporları sorgusuz sualsiz bir mahkumiyet gerekçesi yapması, adil yargılanma hakkının temel unsurlarından olan çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerini ihlal etmiştir.