Bir sanığın, uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi altında araç kullanması halinde, hakkında hem KTK m. 48'e göre idari yaptırım (ehliyetin geri alınması, para cezası) uygulanması hem de TCK m. 179 veya m. 191 uyarınca ceza davası açılması, 'ne bis in idem' (aynı fiilden dolayı iki kez yargılama olmaz) ilkesine aykırılık teşkil eder mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91364

Hayır, 'ne bis in idem' ilkesine aykırılık teşkil etmez. Anayasa Mahkemesi ve AİHM'in yerleşik içtihatlarına göre, aynı fiilin hem bir 'idari kabahat' hem de bir 'ceza hukuku suçu' olarak düzenlenmesi ve her ikisi için ayrı yaptırımlar öngörülmesi mümkündür. 'Ne bis in idem' ilkesi, kural olarak aynı nitelikteki (ceza-ceza veya idari-idari) yaptırımların aynı fiil için iki kez uygulanmasını yasaklar. Uyuşturucu madde etkisi altında araç kullanma fiili, iki farklı hukuki değeri ihlal etmektedir: 1) KTK m. 48, 'trafik düzenini ve güvenliğini' korumayı amaçlayan bir idari düzenlemedir ve yaptırımları (ehliyetin geçici geri alınması, idari para cezası) idari niteliktedir. 2) TCK m. 179 (Trafik güvenliğini tehlikeye sokma) veya TCK m. 191 (Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma) ise, 'genel güvenliği' veya 'kamu sağlığını' korumayı amaçlayan ceza normlarıdır ve yaptırımları (hapis cezası, denetimli serbestlik) adli niteliktedir. Bu iki farklı nitelikteki yaptırım sürecinin birbiriyle yeterince bağlantılı olması ve toplamda uygulanan yaptırımın orantılı olması koşuluyla, 'ne bis in idem' ilkesinin ihlal edilmediği kabul edilmektedir. Bu, 'bütünleşik bir yaptırım sisteminin' parçaları olarak görülür.