Yargıtay CGK 2015/861 E. sayılı kararında, yerel mahkemenin, temel cezayı ay olarak belirledikten sonra, zincirleme suç artırımını ve takdiri indirimi 'yıl üzerinden' yapması neden bir usul hatasıdır?
Bu bir usul hatasıdır çünkü ceza hesaplamalarında tutarlılık ve doğruluğun sağlanması esastır. Hapis cezaları hesaplanırken, artırım ve indirimlerin, temel cezanın belirlendiği birim (gün, ay veya yıl) üzerinden yapılması gerekir. Eğer temel ceza '18 ay' olarak belirlenmişse, TCK m. 61/7'deki 'Süreli hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı bu madde hükümlerine göre belirlenen sonuç ceza, otuz yıldan fazla olamaz. Adlî para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin temel kurallar dikkate alınır' hükmü gereğince, yapılacak artırım ve indirimlerin de 'ay' üzerinden hesaplanması gerekir. Örneğin, 18 ayın altıda bir oranında artırımı 3 ay (18/6=3), toplamı 21 ay yapar. Bu 21 ay üzerinden yapılacak altıda bir indirim ise 3.5 ay (21/6=3.5) yapar. Yerel mahkemenin 18 ayı '1.5 yıl' olarak kabul edip, bu yıl üzerinden kesirli hesaplamalar yaparak '1 yıl 5 ay 15 gün' gibi bir sonuca ulaşması, hem hesaplama tekniği açısından hatalıdır hem de ceza adaletinde belirsizliğe yol açar. Hesaplamaların en küçük birim olan 'gün' üzerinden yapılması en doğru yöntemdir (örneğin 18 ay = 540 gün), ancak en azından temel ceza birimiyle tutarlı olması beklenir.