2918 sayılı KTK m. 41/1-e'de sayılan suçlardan mahkumiyetin sürücü belgesi iptaline neden olması, TCK m. 53'te düzenlenen genel hak yoksunlukları sistemiyle nasıl bir ilişki içindedir? Bu durumun 'lex specialis' (özel kanun) ilkesi açısından bir çelişki yaratıp yaratmadığını tartışınız.
Bu durum, 'lex specialis derogat legi generali' (özel kanun, genel kanunu ilga eder/uygulanmasını önler) ilkesi çerçevesinde değerlendirilebilir, ancak bir çelişkiden çok, kanun koyucunun özel bir alanda genel kuraldan ayrılma iradesini yansıtır. TCK m. 53, ceza mahkumiyetine bağlı hak yoksunlukları konusunda 'genel kanun' (lex generalis) niteliğindedir ve kural olarak tüm suçlar için geçerlidir. Sürücü belgesinin geri alınmasını ise sadece taksirli suçlar için öngörmüştür. 2918 sayılı KTK ise, trafik düzeniyle ilgili 'özel kanun'dur (lex specialis). KTK m. 41, TCK'daki genel düzenlemeden ayrılarak, sürücü belgesine sahip olma ve onu muhafaza etme konusunda, trafikle ilgisiz belirli kasıtlı suçlar için özel bir 'ehliyetsizlik' (yoksunluk) hali düzenlemiştir. 'Lex specialis' ilkesi gereği, bir konuda hem genel hem de özel bir düzenleme varsa, özel olan düzenleme öncelikle uygulanır. Bu nedenle, KTK m. 41'in TCK m. 53'ten farklı ve daha ağır bir hak yoksunluğu öngörmesi, kendi içinde bir çelişki değil, kanun koyucunun özel bir alanda (sürücü belgesi) daha katı bir rejim uygulama tercihidir. Ancak makalede eleştirildiği gibi, bu özel düzenlemenin kendisinin Anayasa'daki 'ölçülülük' gibi temel ilkelere uygun olup olmadığı ayrı bir tartışma konusudur.