Yeni malikin ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilmesi için, taşınmazı 'edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmesi' (TBK m. 351) şartı, sonradan giderilebilecek bir eksiklik midir? Bu sürenin niteliğini açıklayınız.
Hayır, bu şart sonradan giderilebilecek bir eksiklik değildir. TBK m. 351'de öngörülen, edinme tarihinden itibaren 'bir ay içinde' kiracıya yazılı bildirimde bulunma şartı, bir 'hak düşürücü süre'dir. Hak düşürücü süreler, kanunda belirtilen süre içinde kullanılmadığı takdirde hakkın kendisini ortadan kaldıran, kesin ve katı sürelerdir. Mahkeme tarafından re'sen (kendiliğinden) dikkate alınırlar ve taraflarca sonradan ileri sürülmeleri veya eksikliğin sonradan giderilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla, yeni malik, taşınmazı edindikten sonraki bir ay içinde bu yazılı bildirimi (ihtarı) kiracıya tebliğ ettirmezse, TBK m. 351'in ilk fıkrasında düzenlenen 'altı ay sonra dava açma' hakkını bir daha geri dönülmez şekilde kaybeder. Bu durumda, yeni malikin tahliye için elinde kalan tek yol, sözleşme süresinin sonunu bekleyerek TBK m. 350'ye göre dava açmaktır.