Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi (CMK m. 308) ile kanun yararına bozma (CMK m. 309) yetkisi arasındaki temel farklar nelerdir? Özellikle kararların niteliği (kesinleşmiş/kesinleşmemiş) ve başvuru mercii açısından karşılaştırınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91336

Bu iki olağanüstü kanun yolu arasında temel farklar bulunmaktadır: 1) Kararların Niteliği: - Başsavcı İtirazı (CMK m. 308): Hem kesinleşmiş (onama) hem de kesinleşmemiş (bozma) Yargıtay ceza dairesi kararlarına karşı gidilebilir. - Kanun Yararına Bozma (CMK m. 309): Sadece 'hâkim veya mahkeme tarafından verilip, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş' olan ilk derece mahkemesi kararlarına veya bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin temyiz edilmeden kesinleşen kararlarına karşı gidilebilir. Yani, Yargıtay denetiminden geçmiş kararlara karşı bu yola başvurulamaz. 2) Başvuru Mercii: - Başsavcı İtirazı: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından, Yargıtay ceza dairesi kararına karşı, 'Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na' yapılır. Yargıtay içi bir denetim yoludur. - Kanun Yararına Bozma: Adalet Bakanlığı'nın talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından, kesinleşmiş yerel mahkeme veya BAM kararına karşı, ilgili 'Yargıtay ceza dairesine' yapılır. 3) Sonuçları: Başsavcı itirazı sanık lehine ise sonuçları sirayet edebilirken, kanun yararına bozma kararları kural olarak sanığın aleyhine sonuç doğurmaz (CMK m. 309/4-b istisnası hariç).