Makalede, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı itirazına konu edilen bir kararda hem sanık lehine hem de aleyhine hukuka aykırılıklar bulunduğunda, YCGK'nın süre açısından ikili bir ayrım yapacağı belirtilmiştir. Bu durum, 'itirazın bölünmezliği' ilkesiyle çelişir mi? Tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91324

Bu durum, 'itirazın bölünmezliği' ilkesiyle çelişmez, aksine kanunun lafzına ve amacına uygun bir yorumdur. 'İtirazın bölünmezliği' ilkesi, bir kanun yoluna başvurulduğunda, mahkemenin sadece başvuruda belirtilen nedenlerle değil, re'sen tespit edeceği diğer hukuka aykırılıklarla da bağlı olması anlamına gelir. Ancak bu, kanunda açıkça düzenlenen süre gibi usuli şartları ortadan kaldırmaz. CMK m. 308, sanık aleyhine itiraz için açık ve kesin bir '30 günlük' hak düşürücü süre öngörmüş, lehe itirazı ise süresiz bırakmıştır. Bir itirazda hem lehe hem de aleyhe nedenlerin bulunması, süresi geçmiş olan aleyhe itiraz nedenini canlandırmaz. YCGK'nın bu durumda, süresi içinde yapılan (veya süresiz olan) lehe nedenleri incelerken, süresi geçtiği için incelenme kabiliyetini yitirmiş olan aleyhe nedenleri reddetmesi, kanunun amir hükmüne uymasıdır. Bu, itirazın bölünmesi değil, itirazın farklı kısımlarının farklı usul kurallarına tabi olmasının doğal bir sonucudur.