Makalede, 5607 sayılı Kanun m. 3/1 ve m. 3/2'nin, 'eşya ülkeye sokulduktan sonra kişinin bunu ne amaçla kullandığına ilişkin bir yaptırım öngörmediği' belirtilmektedir. Bu tespit, suçun 'maddi unsuru' ve 'tamamlanma anı' açısından ne anlama gelmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91322

Bu tespit, her iki suç tipinin de maddi unsurunun ve tamamlanma anının, eşyanın 'Türkiye Gümrük Bölgesine sokulması' anı ile sınırlı olduğu anlamına gelmektedir. - 5607 s. K. m. 3/1 için: Suçun maddi unsuru, 'eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokmaktır'. Suç, eşyanın gümrük hattını geçerek yurt içine girmesiyle 'tamamlanır'. Eşya içeri girdikten sonra ne yapıldığı (satıldığı, depolandığı, kullanıldığı) bu suçun unsuru değildir. - 5607 s. K. m. 3/2 için: Suçun maddi unsuru, 'aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergileri ödenmeksizin ülkeye sokmaktır'. Bu suç da, aldatıcı işlem sonucunda eşyanın gümrükten geçirilip ülkeye sokulmasıyla 'tamamlanır'. Eşyanın ülkeye girdikten sonraki akıbeti, bu suçun da bir unsuru değildir. Dolayısıyla, her iki fıkra da ithalat anındaki fiili cezalandırmaktadır. Makalede, gümrük muafiyetiyle yasal olarak ülkeye girdikten sonra eşyanın satılmasının, ithalat anındaki bu suç tanımlarının kapsamına girmediği, çünkü suçun tamamlanma anından sonraki bir davranışı yansıttığı savunulmaktadır. Bu durumun cezalandırılması, ancak ithalat sonrası eylemleri de kapsayan yeni bir yasal düzenleme ile mümkün olabilir.