5271 sayılı CMK'nın 331. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 103. maddesi, adli tatilde sürelerin işlemesi konusunda nasıl bir farklılık içermektedir? Yargıtay CGK'nın 2021/319 E. sayılı kararında bu farka neden dikkat çekilmiştir?
İki kanun arasındaki temel fark, adli tatilde görülen işlere ilişkin sürelerin işleyip işlemeyeceği konusunda CMK'da bir istisna bulunmazken, HMK'da açık bir istisna bulunmasıdır. - CMK m. 331/4: 'Adli tatile rastlayan süreler işlemez.' hükmü genel ve istisnasızdır. Maddede, adli tatilde görülen 'tutuklu işler' veya 'ivedi işler' için sürelerin işleyeceği yönünde bir ayrım yapılmamıştır. - HMK m. 103/1-h ve 104/1: HMK, adli tatilde görülecek dava ve işleri saydıktan sonra (örneğin ihtiyati tedbir, nüfus kayıtlarının düzeltilmesi), m. 104/1'de açıkça 'Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler... bir hafta uzatılmış sayılır.' demektedir. Bu, adli tatile tabi olmayan (yani tatilde görülen) işler için sürelerin normal şekilde işlediği anlamına gelir. Yargıtay CGK, 2021/319 E. sayılı kararında bu farka dikkat çekerek, kanun koyucunun HMK'da açıkça bir istisna öngörürken, CMK'da böyle bir istisna getirmemesinin bilinçli bir tercih olduğunu ve bu nedenle ceza muhakemesinde tutuklu işler için dahi sürelerin işlemeyeceğinin kabul edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu, kanunların sistematik yorumunun bir sonucudur.