Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun (TCK m. 109), 'neticesi sebebiyle ağırlaşmış hali' (m. 109/6) hangi durumda ortaya çıkar? Bu durumda failin ceza sorumluluğu nasıl belirlenir? Gerçek içtima mı yoksa bileşik suç kuralları mı uygulanır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91316

TCK m. 109/6'da düzenlenen 'neticesi sebebiyle ağırlaşmış hal', kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun işlenmesi amacıyla veya işlendiği sırada kullanılan cebir sonucunda, mağdurun 'kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinden' birinin (TCK m. 87) gerçekleşmesi durumunda ortaya çıkar. Örneğin, alıkoymak için darp edilen mağdurun bir organının işlevini yitirmesi (TCK m. 87/2) veya yüzünde sabit bir iz kalması (TCK m. 87/1-c) gibi. Bu durumda failin ceza sorumluluğu, gerçek içtima kurallarına göre belirlenir. TCK m. 109/6, 'ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır' diyerek bu durumu açıkça belirtmiştir. Yani fail, hem kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan (ilgili fıkralara göre) ceza alır, hem de neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan (TCK m. 87) ayrıca ceza alır. Burada, cezanın artırıldığı bir 'bileşik suç' (TCK m. 42) durumu değil, iki ayrı suçtan dolayı ayrı ayrı cezalandırmayı öngören 'gerçek içtima' söz konusudur.