Bir sanığın, uyuşturucu ticareti suçundan (TCK m. 188) yargılanırken, yakalanan uyuşturucuyu aslında kendisinin kullanmak için bulundurduğu yönündeki savunması, hukuki olarak ne tür bir savunma stratejisini ifade eder? Bu savunmanın 'tevilli ikrar' olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceğini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91312

Bu savunma stratejisi, hukuki olarak 'suçun vasfını değiştirmeye yönelik' bir savunmadır. Sanık, uyuşturucu maddeyle olan ilişkisini (bulundurma fiilini) inkar etmemekte, ancak bu fiilin amacının 'ticaret yapmak' değil, 'kullanmak' olduğunu ileri sürerek, daha ağır cezayı öngören TCK m. 188 yerine, daha hafif yaptırımlar içeren ve genellikle tedavi ve denetimli serbestlik gibi sonuçlara yol açan TCK m. 191 kapsamına girmeyi amaçlamaktadır. Bu savunma, 'tevilli ikrar' olarak nitelendirilebilir. Çünkü sanık, suçun maddi unsurlarından birini (uyuşturucu maddeyi bulundurma) kabul etmekte, yani olayın merkezindeki varlığını ikrar etmektedir. Ancak bu ikrarı, suçun manevi unsurunu (ticaret kastı yerine kullanma kastı) kendi lehine olacak şekilde değiştirerek yapmaktadır. Bu bir 'kaçamaklı' ikrardır. Mahkeme, sanığın bu savunmasının doğruluğunu, ele geçen maddenin miktarı, bulundurma şekli, sanığın kullanıcı olup olmadığına dair diğer deliller (tanık beyanları, uzman raporları vb.) gibi yan delillerle birlikte değerlendirerek suçun vasfını tayin edecektir.