Resmi belgede sahtecilik suçu ile iftira suçu (TCK m. 267) arasındaki ilişkiyi, bir kişinin başka birine zarar vermek amacıyla onun adına sahte bir suç duyurusu dilekçesi hazırlayıp savcılığa vermesi örneği üzerinden tartışınız. Bu durumda hangi suçlar oluşur ve içtima kuralları nasıl uygulanır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91306

Bu eylem, hem resmi belgede sahtecilik hem de iftira suçunu oluşturur. Suçların oluşumu ve içtima durumu şu şekildedir: 1) İftira (TCK m. 267): Fail, mağdurun işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma veya kovuşturma başlatılmasını sağlamak amacıyla yetkili makamlara (savcılık) ihbar veya şikayette bulunmaktadır. Sahte dilekçeyi savcılığa sunmakla iftira suçu tamamlanmış olur. 2) Resmi Belgede Sahtecilik (TCK m. 204): Suç duyurusu dilekçesi, savcılığa sunulduğu andan itibaren 'resmi belge' niteliği kazanır. Fail, mağdurun imzasını taklit ederek veya onun adına sahte bir belge düzenleyerek bu suçu da işlemiş olur. Bu iki suç, tek bir fiil (sahte dilekçeyi hazırlayıp sunma) ile işlenmektedir. Failin tek bir eylemi, birden fazla farklı suç tanımını ihlal etmektedir. Bu durumda, TCK m. 44'te düzenlenen 'farklı neviden fikri içtima' kuralı uygulanır. Bu kurala göre, fail, bu suçlardan 'en ağır cezayı gerektiren' suçtan dolayı cezalandırılır. Resmi belgede sahteciliğin (TCK m. 204/1) temel cezasının alt sınırı 2 yıl, iftiranın (TCK m. 267/1) temel cezasının alt sınırı ise 1 yıldır. Dolayısıyla, fail bu durumda daha ağır cezayı öngören resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılır.