Hırsızlık suçunda (TCK m. 141) etkin pişmanlığın (TCK m. 168) uygulanabilmesi için çalınan malın iadesinin bizzat fail tarafından mı yapılması gerekir? Failin bir yakınının, failin rızasıyla veya rızası hilafına zararı gidermesi durumunda fail etkin pişmanlıktan yararlanabilir mi?
TCK m. 168, iade veya tazminin 'failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek' yapmasını öngörmektedir. Buradaki 'pişmanlık gösterme' unsuru önemlidir. Makalede de belirtildiği üzere, iadenin failin gerçek anlamda bir pişmanlığını yansıtması gerekir. Bu nedenle, iadenin mutlaka fiziken failin eliyle yapılması şart olmamakla birlikte, failin iradesi ve pişmanlığı doğrultusunda gerçekleşmesi zorunludur. - Failin Rızasıyla Zararın Giderilmesi: Eğer failin bir yakını (ailesi, arkadaşı vb.), failin bilgisi, onayı ve rızasıyla zararı giderirse, bu durum failin pişmanlık iradesinin bir yansıması olarak kabul edilir ve fail etkin pişmanlıktan yararlanabilir. - Failin Rızası Hilafına Zararın Giderilmesi: Eğer zarar, failin rızası hilafına veya ondan habersiz olarak üçüncü kişilerce giderilirse, bu durumda failin pişmanlığından söz edilemez. Çünkü eylem, failin iradesi dışında gerçekleşmiştir. Bu halde fail etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanamaz. Aynı şekilde, failin kaçarken attığı malın bulunması veya yakalandığında üzerinde ele geçirilmesi de gerçek bir pişmanlık göstergesi sayılmaz.