Yargıtay CGK 2021/291 E. sayılı kararında, Kabahatler Kanunu uyarınca verilen bir idari para cezasına karşı sulh ceza hakimliğine başvuru süresinin adli tatile rastlaması durumunda CMK m. 331/4'ün uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmıştır. Kurulun bu konudaki nihai kararı ne yöndedir ve bu kararın gerekçeleri nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91272

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu kararında, Kabahatler Kanunu kapsamındaki idari yaptırım kararlarına karşı sulh ceza hakimliğine başvuru süresinin adli tatile rastlaması durumunda, CMK m. 331/4'ün 'uygulanabileceği' ve başvuru süresinin adli tatilde işlemeyeceği yönünde karar vermiştir. Kurulun bu sonuca ulaşırken dayandığı temel gerekçeler şunlardır: 1) Sulh Ceza Hakimliği Ceza Merciiidir: Sulh ceza hakimlikleri, 5235 sayılı Kanun'a göre 'ceza mahkemeleri' bölümünde düzenlenmiştir ve 'ceza işlerini gören makamlar' kapsamındadır. 2) İvedi İş Sayılmama: Kabahatler Kanunu'nda, bu tür başvuruların 'ivedi işlerden' sayılacağına dair özel bir düzenleme yoktur. 3) Hukuki Güvenlik ve Belirlilik: Aynı olayla ilgili hem idari yargının hem de adli yargının görev alanına giren kararlar verilebilmektedir. İdari yargıda süreler adli tatilde işlemezken (İYUK m. 8, 61), adli yargıda işlediğini kabul etmek, aynı hukuki süreçte farklı uygulamalara yol açarak hukuki güvenlik ilkesini zedeler. 4) Hak Kaybının Önlenmesi: Tek bir uygulama benimsenmesinin (sürelerin işlememesi) hak kayıplarını ve mağduriyetleri önleyeceği ve adli tatilin konuluş amacına daha uygun olacağı kabul edilmiştir. Bu nedenlerle CGK, kıyasen CMK m. 331/4'ün uygulanması gerektiğine hükmetmiştir.