Yüksel Yalçınkaya kararında AİHM, Türkiye'nin Sözleşme'den kaynaklanan yükümlülüklerini askıya alma bildiriminin içeriğini ve kapsamını nasıl eleştirmiştir? Mahkemenin, bu bildirimin hangi Sözleşme maddelerini kapsadığının açıkça belirtilmemesi konusundaki yaklaşımını izah ediniz (§ 211-213).
AİHM, Yüksel Yalçınkaya kararında, Türkiye'nin 15. madde kapsamındaki derogasyon (yükümlülükleri askıya alma) bildirimini yetersiz bulmuştur. Mahkemenin temel eleştirisi, bildirimin çok genel ifadeler içermesi ve Sözleşme'nin hangi maddelerinden ne ölçüde sapılacağının 'açıkça belirtilmemiş' olmasıdır. AİHM, bir devletin 15. maddeye dayanabilmesi için, hangi hak ve özgürlüklerin askıya alındığını net bir şekilde bildirmesi gerektiğini vurgular. Türkiye'nin bildiriminin bu netliği taşımadığını belirten Mahkeme, bu nedenle hangi maddelerin askıya alınmaya konu olacağını kendisinin inceleyeceğini ifade etmiştir (§ 211-213). Mahkeme, bu genel ve belirsiz bildirime rağmen, başvurana karşı alınan özel önlemlerin 'durumun zorunluluklarını kesinlikle gerektirip gerektirmediği' ve 'uluslararası hukuk kapsamındaki diğer yükümlülükler ile tutarlı olup olmadığını' her bir madde (Madde 6, 7, 8, 11) açısından ayrı ayrı denetleyeceğini belirtmiştir. Bu yaklaşım, devletlerin 15. maddeyi keyfi ve sınırsız bir şekilde kullanmasını engellemeye yönelik bir güvencedir.