Sanığın 'tevilli ikrarı' (kaçamaklı ikrar) ne anlama gelir? Sanığın, eşini kasten yaralama suçlamasına karşı 'ben ona vurmadım, sadece tartıştık, iterken ayağı takılıp düştü' şeklindeki savunması neden 'tevilli ikrar' olarak nitelendirilir ve bu beyanın delil değeri nedir?
'Tevilli ikrar', şüpheli veya sanığın suçu doğrudan kabul etmemekle birlikte, olayın oluşuna ilişkin yaptığı açıklamalarla suçu dolaylı olarak kabul etmesi anlamına gelir. Sanık, fiilin kendisi tarafından icra edildiğini kabul eder ancak oluş şekli, nedeni veya sorumluluk konusunda suçu hafifletecek veya ortadan kaldıracak başka bir açıklama yapar. Sorudaki örnek, tipik bir tevilli ikrar vakasıdır. Sanık, 'vurma' eylemini reddetmekte, ancak mağdurla fiziksel bir temas (itme) yaşadığını ve bu temas sonucu mağdurun düştüğünü kabul etmektedir. Kasten yaralama suçu, sadece vurmakla değil, bir kişiyi iterek düşmesine ve yaralanmasına neden olmakla da işlenebilir. Sanığın bu beyanı, mağdurun beyanı ve adli raporla (düşmeye bağlı yaralanmalar) desteklendiğinde, sanığın fiili işlediğine dair güçlü bir delil haline gelir. Mahkeme, sanığın olayı farklı anlatma çabasını dikkate alarak, bu beyanı sanığın aleyhine bir delil olarak değerlendirebilir. Tevilli ikrar, tek başına olmasa da diğer delillerle birleştiğinde mahkumiyete dayanak olabilir.