Soyut ikrarın delil değeri Yargıtay içtihatlarında nasıl ele alınmaktadır? Sanığın, evinde ele geçirilen esrarı kendi ektiği kenevirlerden elde ettiği yönündeki, başka hiçbir maddi bulguyla desteklenmeyen ikrarı, 'kenevir ekme' suçundan (2313 S.K. m. 23) mahkumiyet için yeterli midir? YCGK-K.2021/313 kararını esas alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91232

Yargıtay içtihatlarında soyut ikrar, tek başına mahkumiyet için yeterli bir delil olarak kabul edilmemektedir. İkrarın delil olarak değer taşıyabilmesi için maddi bulgularla, yan delillerle veya olayın oluş şekliyle doğrulanması gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2021/313 K. sayılı kararında da bu ilke vurgulanmıştır. Karara göre, sanığın evinde sadece kullanıma hazır esrar ele geçirilmesi ve sanığın bu esrarı 'kendi ektiği kenevirlerden elde ettiği' yönünde soyut bir ikrarda bulunması, 'kenevir ekme' suçundan (2313 S.K. m. 23/5) mahkumiyet için yeterli değildir. Bu suçun sübuta ermesi için, kenevir ekildiğine dair somut delillerin (örneğin, ekili kenevir kökü, hasat artıkları, ekim yapılan yerin tespiti gibi) bulunması zorunludur. Sanığın ikrarı, bir başkasını korumak veya uyuşturucu ticareti suçlamasından daha az cezası olan kullanma suçuna yönelik bir savunma stratejisi olabilir. Bu nedenle, maddi delillerle desteklenmeyen soyut ikrara dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulması, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesine aykırı bulunur.