Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazını inceleyen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nda, kararına itiraz edilen ceza dairesinin başkan veya üyesinin oylamaya katılmasının, 'adil/dürüst yargılanma hakkı' kapsamındaki hangi ilkeyi ihlal etme potansiyeli taşıdığını, makaledeki dipnota atıfla açıklayınız.
Makaledeki 2 numaralı dipnotta da işaret edildiği gibi, kararına itiraz edilen ceza dairesinin başkan veya üyesinin, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'ndaki değerlendirme ve oylamaya katılması, adil/dürüst yargılanma hakkının temel bir unsuru olan 'tarafsızlık' ilkesini ihlal etme potansiyeli taşır. Tarafsızlık ilkesi, hem sübjektif (hakimin kişisel önyargısının olmaması) hem de objektif (hakimin tarafsızlığından şüphe duyuracak herhangi bir meşru nedenin bulunmaması) boyuta sahiptir. Kendi verdiği karara yönelik bir itirazı inceleyecek olan bir hakimin, kararını savunma eğiliminde olacağı veya en azından dışarıdan bakıldığında böyle bir izlenim yaratacağı varsayılır. Bu durum, mahkemenin 'objektif tarafsızlığı'nı zedeler. Yargılamaya katılan bir tarafın (burada sanık veya katılan), kendi davasında daha önce aleyhine karar vermiş bir hakimin, o kararın denetimini yapan üst merciin oylamasına da katılmasından endişe duyması meşrudur. Bu nedenle, adil yargılanma hakkının güvenceleri gereği, daire kararını veren üyelerin CGK'daki oylamaya katılmaması gerektiği savunulmaktadır.