Yargıtay CGK 2015/861 E. sayılı kararında, mülga 765 sayılı TCK ile yürürlükteki 5237 sayılı TCK'nın 'zincirleme suç' ve 'erteleme' kurumları sanık lehine olacak şekilde karşılaştırılmıştır. Bu iki kanun arasında zincirleme suç (artırım oranı) ve ertelemenin hukuki sonuçları (vaki olmamış sayılma/infaz edilmiş sayılma) bakımından sanık lehine olan temel farklar nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91222

YCGK kararında yapılan karşılaştırmaya göre temel farklar şunlardır: 1) Zincirleme Suç: Mülga 765 sayılı TCK'nın 80. maddesine göre zincirleme suç halinde ceza 'altıda birden yarıya kadar' artırılırken, yürürlükteki 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesine göre 'dörtte birinden dörtte üçüne kadar' artırılır. Bu durumda, artırımın alt sınırı (1/6'ya karşı 1/4) ve üst sınırı (1/2'ye karşı 3/4) dikkate alındığında mülga 765 sayılı TCK'nın düzenlemesi sanık lehinedir. 2) Erteleme: Mülga 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca yapılan erteleme sonucunda, sanık deneme süresi (cürümlerde 5 yıl) içinde kasıtlı bir suç işlemezse mahkumiyet 'esasen vaki olmamış' sayılır, yani sicilden tamamen silinir ve hukuken hiç var olmamış kabul edilir. Yürürlükteki 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesine göre yapılan ertelemede ise, denetim süresi (1-3 yıl) yükümlülüklere uygun geçirildiğinde ceza sadece 'infaz edilmiş' sayılır. Mahkumiyetin tüm sonuçlarıyla ortadan kalkması (vaki olmamış sayılma), sadece infaz edilmiş sayılmasından daha lehe bir sonuçtur. Bu nedenle 647 sayılı Kanun'daki erteleme kurumu da sanık lehinedir.