Yüksel Yalçınkaya kararında AİHM, Türkiye'nin Sözleşme'nin 15. maddesi uyarınca olağanüstü hal döneminde yükümlülüklerini askıya alma bildirimine dayanarak Sözleşme'nin 7. maddesi ihlali iddialarını bertaraf etme girişimini neden reddetmiştir? 7. maddenin askıya alınamaz (derogable olmayan) niteliğini açıklayınız.
AİHM, Yüksel Yalçınkaya kararında Türkiye'nin 15. maddeye dayalı savunmasını birkaç nedenle reddetmiştir. En temel neden, Sözleşme'nin 15. maddesinin 2. fıkrasında açıkça belirtildiği üzere, 'kanunsuz suç ve ceza olmaz' ilkesini güvence altına alan 7. maddenin, savaş veya ulusun varlığını tehdit eden diğer olağanüstü hâllerde dahi askıya alınamayacak (non-derogable) haklardan biri olmasıdır. AİHM, 7. maddedeki güvencenin, Sözleşme'nin koruma sisteminde temel bir yere sahip olduğunu ve keyfi kovuşturma, mahkûmiyet ve cezalandırmaya karşı mutlak bir koruma sağladığını vurgulamıştır (§ 237, 270). Dolayısıyla, olağanüstü hal koşulları ne kadar zorlu olursa olsun, devletlerin 7. madde kapsamındaki yükümlülüklerinden sapmasına izin verilmez. Bu nedenle, Türkiye'nin 15. maddeye dayanması, 7. madde ihlali iddiaları açısından hukuken imkansızdır ve Mahkeme bu savunmayı esastan incelemeye gerek görmeden reddetmiştir.