CMK m. 331/4'e göre, adli tatile rastlayan süreler işlemez ve tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır. Bu kuralın, 'tutuklu işler' bakımından uygulanıp uygulanmayacağı konusundaki hukuki tartışmayı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2021/319 E. sayılı kararındaki nihai yaklaşımını açıklayınız.
Hukuki tartışma, CMK m. 331/3'ün 'Tatil süresince... Yargıtay, yalnız tutuklu hükümlere ilişkin... işlerin incelemelerini yapar.' hükmü ile m. 331/4'teki genel 'süreler işlemez' kuralının nasıl bağdaştırılacağı noktasında ortaya çıkmıştır. Bir görüş, mademki tutuklu işlere adli tatilde bakılabiliyor, o halde bu işlere ilişkin sürelerin de (örneğin temyiz süresi) adli tatilde işlemesi gerektiğini savunuyordu. Diğer görüş ise, m. 331/4'ün açık ve istisnasız bir kural getirdiğini, tutuklu işler için bir ayrım yapmadığını, bu nedenle sürelerin tutuklu işlerde de işlememesi gerektiğini ileri sürüyordu. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2021/319 E. sayılı kararıyla bu tartışmayı sona erdirmiştir. CGK, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun aksine Ceza Muhakemesi Kanunu'nda adli tatilde görülebilen işler yönünden sürelerin işleyeceğine dair açık bir istisna bulunmadığını belirtmiştir. Tutuklu işlerde sürelerin işleyeceğini kabul etmenin, kanunun lafzında olmayan bir istisna yaratmak anlamına geleceğini ve tutuklu sanığın kanun yoluna başvuru hakkını kısıtlayıcı, aleyhe bir yorum olacağını vurgulamıştır. Sonuç olarak CGK, 'tutuklu işler bakımından da adli tatilde temyiz süresinin işlemeyeceği' yönünde içtihat oluşturmuştur. Bu karar, sanık lehine yorum ilkesinin bir yansımasıdır.