CMK m. 94 uyarınca, hakkında yakalama emri bulunan bir kişi, soruşturmanın yürütüldüğü ilden farklı bir ilde yakalanırsa, yetkili hâkim veya mahkeme önüne en geç ne kadar sürede çıkarılmalıdır? Bu sürede çıkarılamıyorsa, kanun nasıl bir güvence mekanizması öngörmektedir? Yargıtay 12. CD, 2013/28276 E. sayılı kararında bu sürenin ihlalini nasıl değerlendirmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91215

CMK m. 94/1'e (21/2/2014 tarihli değişiklikle) göre, hâkim veya mahkeme tarafından verilen yakalama emri üzerine yakalanan kişi, 'en geç 24 saat içinde' yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılır. Eğer bu sürede yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılması coğrafi veya fiili imkansızlıklar nedeniyle mümkün değilse, kanun bir güvence mekanizması olarak CMK m. 94/2'yi öngörmüştür. Buna göre, kişi yine aynı 24 saatlik süre içinde, yakalandığı yer adliyesinde, mevcut değilse en yakın adliyede kurulu Sesli ve Görüntülü İletişim Sistemi (SEGBİS) kullanılarak yetkili hâkim veya mahkeme tarafından sorgulanır veya ifadesi alınır. Yargıtay 12. CD, 2013/28276 E. sayılı kararında (eski 94. madde döneminde verilmiş olmakla birlikte ilkesel olarak geçerlidir), Ankara'da yakalanan davacının Antalya'daki yetkili mahkemeye gönderilmek üzere tutuklanıp 56 gün sonra hakim önüne çıkarılmadan serbest bırakılmasını, kanunun öngördüğü 'en kısa süre' ve 'makul süre' kavramlarının açık bir ihlali olarak değerlendirmiştir. Yargıtay, bu tür bir gecikmenin Anayasa m. 19 ve AİHS m. 5'i ihlal ettiğini ve CMK m. 141/1-d uyarınca tazminat hakkı doğurduğunu belirtmiştir. Bu karar, CMK m. 94'teki sürelerin katı bir şekilde uygulanması gerektiğini ve ihlalinin tazminat sorumluluğuna yol açacağını göstermektedir.