İhtiyaç nedeniyle tahliye davasında, tahliye nedeninin 'gerçek, samimi ve zorunlu' olması koşulu Yargıtay içtihatlarında nasıl somutlaştırılmaktadır? 'Henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç' iddiasının bu koşulu sağlamayacağına bir örnek veriniz. Davanın açıldığı tarihte mevcut olan ihtiyacın, yargılama sırasında ortadan kalkması davanın sonucunu nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91209

Yargıtay içtihatlarına göre, ihtiyacın 'gerçek, samimi ve zorunlu' olması, soyut ve keyfi iddiaların ötesinde, somut olgularla desteklenmesini gerektirir. Gerçek olması, ihtiyacın fiilen var olmasını; samimi olması, kiracıyı tahliye etmek için bir bahane olarak ileri sürülmemesini; zorunlu olması ise, ihtiyacın giderilmesi için kiralananın tahliyesinin kaçınılmaz olmasını ifade eder. 'Henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç' iddiasına örnek olarak, üniversiteye hazırlanan lise öğrencisi çocuğunun gelecekte üniversiteyi kazanması ihtimaline dayanarak tahliye talebinde bulunulması gösterilebilir. Bu ihtiyaç, henüz doğmamış ve gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belirsizdir. Dava şartlarından bir diğeri, ihtiyacın davanın açıldığı tarihte var olması ve 'yargılama süresince devam etmesi' gerekliliğidir. Eğer yargılama sırasında ihtiyaç ortadan kalkarsa (örneğin, ihtiyacı olan çocuk evlenmekten vazgeçerse veya başka bir konut satın alınırsa), davanın hukuki dayanağı kalmayacağından dava reddedilir. Bu durum, hakimin yargılamanın her aşamasında ihtiyacın devam edip etmediğini re'sen gözetmesi gerektiğini gösterir.