Uyuşturucu ticareti suçunda (TCK m. 188) etkin pişmanlık hükümlerinin (TCK m. 192) uygulanabilmesi için failin 'suç resmi kurumlar tarafından öğrenilmeden önce' ve 'öğrenildikten sonra' yapacağı bildirimler arasında ne gibi hukuki sonuç farklılıkları bulunmaktadır? Her iki durumda da failin verdiği bilginin taşıması gereken nitelik nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91203

TCK m. 192, uyuşturucu suçlarında etkin pişmanlığı zamanlama açısından ikiye ayırmış ve farklı hukuki sonuçlar öngörmüştür: 1) Suç Resmi Makamlarca Haber Alınmadan Önce (TCK m. 192/1): Fail, suçun resmi makamlarca öğrenilmesinden önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri yetkili mercilere haber verirse ve verdiği bilgiler suç ortaklarının veya maddenin yakalanmasını sağlarsa, hakkında cezaya hükmolunmaz. Bu, tam bir 'şahsi cezasızlık' halidir. 2) Soruşturma Başladıktan Sonra (TCK m. 192/3): Fail, soruşturma başladıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım ederse, verilecek cezada 'dörtte birden yarısına kadar' indirim yapılır. Bu, bir 'cezadan indirim' nedenidir. Her iki durumda da failin verdiği bilginin niteliği kritiktir. Bilginin 'suçun meydana çıkmasına ve faillerin yakalanmasına hizmet ve yardım etmesi' veya 'suç ortaklarının/maddenin yakalanmasını sağlaması' gerekmektedir. Yani, verilen bilginin somut, faydalı ve sonuca etkili olması, soruşturma makamlarının zaten bildiği hususların tekrarı olmaması gerekir. Bu, mahkeme tarafından her somut olayda ayrıca değerlendirilir.