Anayasa Mahkemesi'ne yapılan bireysel başvurularda 'kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz' kuralının istisnası nedir? AYM'nin 'Ruhşen Mahmutoğlu' kararını referans alarak, bir ceza davasında derece mahkemesinin sanığın lehe delil toplama taleplerini reddetmesinin hangi koşullarda 'silahların eşitliği' ve 'çelişmeli yargılama' ilkelerinin ihlali olarak kabul edilebileceğini tartışınız.
AYM'nin 'kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz' kuralının temel istisnası, 'derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda açık bir keyfilik içermesi' veya 'adil/dürüst yargılanma hakkı kapsamındaki usuli güvenceleri anlamsız hale getiren bir uygulama' olmasıdır. AYM, 'Ruhşen Mahmutoğlu' kararında bu istisnayı 'silahların eşitliği' ve 'çelişmeli yargılama' ilkeleri üzerinden somutlaştırmıştır. Bu ilkelere göre, derece mahkemesi, sanığın mahkumiyetine dayanak olan olguların aksini ispatlamak için ileri sürdüğü ve yargılamanın sonucunu etkileyebilecek nitelikteki (cezayı azaltabilecek veya ortadan kaldırabilecek) lehe delil toplama taleplerini, yetersiz veya keyfi gerekçelerle reddedemez. Mahkemenin, yalnızca iddia makamının delillerini dikkate alıp, sanığın aynı olguların aksini ispat için gösterdiği delillerle ilgili gerekli ve yeterli bir inceleme/değerlendirme yapmaması, sanığı iddia makamı karşısında önemli ölçüde dezavantajlı bir konuma düşürür. Bu durum, delillerin değerlendirilmesi (kanun yolu denetimi) anlamına gelmez, yargılama sürecinin adilliğine ilişkin bir usul güvencesinin (silahların eşitliği) ihlali olarak kabul edilir (Ruhşen Mahmutoğlu, B. No: 2015/22, § 67).