Bir ilk derece mahkemesi kararında, duruşma zaptına sadece 'dosyadaki mevcut arama kararları ve raporlar okundu' şeklinde soyut bir ifade yazılmıştır. İncelenen BAM kararında bu durumun neden CMK m. 217/1'in ihlali sayıldığını ve bu ihlalin hukuki sonucunun ne olduğunu açıklayınız. Makale yazarının, BAM'ın bu durumu 'hukuka aykırı delil' (CMK m. 289/1-i) olarak nitelemesine yönelik eleştirisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91200

İncelenen BAM kararında bu durum, CMK m. 217/1'in ihlali sayılmıştır çünkü bu maddeye göre hakim, kararını 'ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere' dayandırabilir. 'Yüz yüzelik' ve 'çelişmeli yargılama' ilkeleri gereği, delil olarak kullanılacak belgelerin (arama kararı, rapor vs.) duruşmada isim, tarih ve içerikleriyle taraflara anlatılması (CMK m. 209) ve onlara bu delillere karşı diyeceklerinin sorulması zorunludur. Zaptaki soyut ifade, bu gerekliliklerin yerine getirildiği anlamına gelmez ve bu delillerin usulüne uygun tartışılmamış sayılmasına yol açar. BAM, bu usuli eksikliğin, delilleri 'hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş delil' (CMK m. 289/1-i) haline getirdiğini ve kesin bozma nedeni oluşturduğunu belirtmiştir. Makale yazarı ise bu nitelemeyi eleştirmektedir. Yazara göre, delillerin elde edilişinde bir hukuka aykırılık yoktur; hukuka aykırılık, kovuşturma aşamasındaki duruşma usulünde (delillerin okunmaması ve tartışılmaması) yapılmıştır. Bu durum, delilin kendisini hukuka aykırı kılmaz. Bu nedenle ihlal, CMK m. 289/1-i (hukuka aykırı delil) değil, CMK m. 289/1-h (savunma hakkının kısıtlanması) kapsamında değerlendirilmeliydi.