Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2015/861 E. sayılı kararında, yerel mahkemenin kararının neden CMUK m. 322 uyarınca 'düzeltilerek onama' yoluyla çözülemediğini ve mutlaka 'bozma' kararı verilmesi gerektiğini gerekçeleriyle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91197

Yargıtay CGK, hukuka aykırılıkların mülga CMUK m. 322 (yeni CMK m. 303) kapsamında Yargıtay tarafından doğrudan düzeltilebilecek nitelikte olmadığı için hükmün bozulması gerektiği sonucuna varmıştır. Kararda belirtilen nedenler şunlardır: 1) Denetim Süresinin Belirlenmesi: Yerel mahkeme mülga 647 sayılı Kanun'a göre erteleme kararı vermiştir. Eğer bu durum düzeltilip 5237 sayılı TCK m. 51'e göre erteleme kararı verilecekse, bu madde uyarınca bir denetim süresi belirlenmesi zorunludur. Denetim süresinin ne kadar olacağının takdiri, 'delillerle yüz yüzelik ilkesi' uyarınca sanığın durumunu bizzat gözlemleyen yerel mahkemeye aittir, Yargıtay bu takdiri yapamaz. 2) Hesaplama Yöntemi ve Gerekçe Çelişkisi: Yerel mahkeme, temel cezayı ay olarak belirlemesine rağmen artırım ve indirimleri yıl üzerinden yapmış, ayrıca hükmün gerekçesinde TCK m. 51'den bahsederken hüküm fıkrasında mülga 647 sayılı Kanun'u uygulamıştır. Bu türden hesaplama hataları ve gerekçe ile hüküm arasındaki çelişkiler, basit bir düzeltmenin ötesinde, yeniden bir değerlendirme ve yargılama gerektiren esaslı hatalardır. Bu nedenlerle, saptanan hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından dosya üzerinden düzeltilmesi mümkün görülmemiş ve hükmün bozulması zorunlu bulunmuştur.