Yüksel Yalçınkaya kararında AİHM, ByLock delillerinin MİT tarafından toplanması ve adli makamlara sunulması sürecini Sözleşme'nin 6. maddesi (adil yargılanma hakkı) açısından nasıl değerlendirmiştir? Mahkemenin delillerin 'kalitesi' ve 'güvenilirliği' konusundaki şüphelerini hangi usuli eksikliklere dayandırdığını belirtiniz (§ 317, 331, 334).
AİHM, Yüksel Yalçınkaya kararında, ByLock delillerinin MİT tarafından toplanıp aylarca tutulduktan sonra adli makamlara sunulması sürecinde önemli usuli güvence eksiklikleri tespit etmiştir. Mahkeme, MİT'in veri toplama faaliyetinin CMK m. 134'te öngörülen yargısal denetim ve güvencelerden yoksun olduğuna dikkat çekmiştir (§ 317). Bu durumun, delillerin 'kalitesi' ve 'güvenilirliği' konusunda 'ilk bakışta şüphe' uyandırdığını belirtmiştir. Başvurana ham verilerin sunulmaması, bu verilerin neden saklandığına dair bir açıklama yapılmaması ve bu delillere itiraz etme imkanının tanınmaması, savunma haklarını kısıtlamıştır (§ 331). Ayrıca, ulusal mahkemelerin, MİT'in ceza yargılamaları için delil toplama yetkisi olmadığı ve sonradan verilen bir mahkeme kararının bu delilleri geriye dönük olarak 'hukuka uygun' kılamayacağı yönündeki iddiaları incelemediğini saptamıştır (§ 334). Bu eksiklikler bir bütün olarak, yargılamanın adilliğini zedelemiş ve Sözleşme'nin 6. maddesinin ihlaline yol açmıştır.