Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2021/3505 sayılı kararında, sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü bozulurken, 1412 sayılı CMUK'un 326. maddesi uyarınca 'kazanılmış hakkının saklı tutulmasına' karar verilmiştir. Bu 'kazanılmış hak' nedir?
Bu 'kazanılmış hak', 'aleyhe bozma yasağı' veya 'reformatio in pejus' ilkesinden kaynaklanır. Kararda, katılan idarenin temyizi sanıklar ... ve ... ile sınırlıdır. Sanık ... hakkında sadece kendi müdafii temyiz başvurusunda bulunmuştur, yani aleyhine bir temyiz yoktur. Yargıtay, sanık ...'ın mahkumiyet hükmünü, örneğin 'suçun iştirak halinde işlendiği gözetilerek cezada artırım yapılmaması' gibi, aslında daha fazla ceza alması gerekirken eksik ceza verildiği gerekçesiyle bozmuştur. Ancak, sanık aleyhine bir temyiz olmadığı için, bozmadan sonra yapılacak yeni yargılamada verilecek ceza, bozulan ilk karardaki cezadan daha ağır olamaz. İşte bu duruma, yani sanığın aleyhine temyiz olmaması nedeniyle, bozma sonrası daha ağır bir ceza ile karşılaşmama güvencesine 'kazanılmış hak' denir. Yargıtay, bu ilke gereği 'kazanılmış hakkın saklı tutulmasına' karar vermiştir (Bkz: avukaterdemozkan.com_ceza-hukuku_resmi-evrakta-sahtecilik-sucu).