Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2021/9497 sayılı kararında, sanığın tanığa uyuşturucu yerine 'limon tozu verdiğini' beyan etmesi neden 'tevilli ikrar' ve aynı zamanda 'etkin pişmanlık' olarak değerlendirilmiştir?
Bu kararda sanığın beyanı iki açıdan değerlendirilmiştir: 1) **Tevilli İkrar:** Sanık, soruşturmada tanığa uyuşturucu madde verdiğini kabul etmiş, mahkemede ise 'limon tozu verdim' diyerek beyanını değiştirmiştir. Yargıtay, bu ikinci beyanı, ilk ikrarını dolaylı yoldan doğrulayan 'tevilli bir ikrar' olarak görmüştür. Çünkü sanık, tanıkla arasında bir madde alışverişi olduğunu kabul etmekte, sadece maddenin niteliğini değiştirmektedir. Bu, kendi suçunu tamamen inkar etmediğini, olay örgüsünü kabul ettiğini gösterir. 2) **Etkin Pişmanlık (TCK m.192/3):** Sanığın, soruşturma aşamasında tanığa uyuşturucu madde verdiğini kabul ederek 'kendi suçunun ortaya çıkarılmasına hizmet ve yardım ettiği' kabul edilmiştir. TCK m.192/3, soruşturma başladıktan sonra suçun meydana çıkmasına ve faillerin yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında ceza indirimi yapılmasını öngörür. Sanığın bu ilk ikrarı, başka delilin zayıf olduğu bir durumda kendi aleyhine delil yaratarak suçun sübutuna hizmet ettiği için, Yargıtay bu durumu etkin pişmanlık kapsamında değerlendirmiş ve ceza indirimi uygulanması gerektiğine hükmetmiştir (Bkz: barandogan.av.tr_blog_ceza-hukuku_sucu-ikrar-etme-nedir-cmk).