Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvurularda, 'silahların eşitliği' ve 'çelişmeli yargılama' ilkeleri temelindeki bir hak ihlali kararı, başvurucunun mutlak surette beraat etmesi gerektiği anlamına gelir mi? AYM'nin bu konudaki yaklaşımını ve ihlal kararının sonucunu açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91158

Hayır, anlamına gelmez. Makalede de vurgulandığı üzere, AYM bu tür kararlarında, 'burada varılacak olan sonuç başvurucunun mutlaka beraat ettirilmesi veya mahkum edilmesi gerektiği anlamına da gelmemektedir' şeklinde özel bir kayıt düşmektedir (Ruhşen Mahmutoğlu, B. No: 2015/22). AYM, davanın esasına girerek bir suçluluk veya suçsuzluk değerlendirmesi yapmaz. Sadece, yargılama sürecinde adil yargılanma hakkının usuli güvencelerinin ihlal edildiğini tespit eder. Bu ihlal kararının sonucu, Anayasa'ya aykırılığın ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasıdır. Pratikte bu, 'ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesi' şeklinde olur. Yani, AYM, ilk derece mahkemesi veya ilgili kanun yolu merciinden, ihlale neden olan usuli eksiklikleri (dikkate alınmayan delilleri değerlendirme, gerekli araştırmaları yapma, iddiaları gerekçeli olarak karşılama gibi) gidererek yeniden bir yargılama yapmasını ve yeni bir karar kurmasını ister. Bu hüküm, delillerin yeniden değerlendirilmesi sonucunda beraat, mahkumiyet veya başka bir karar olabilir (Bkz: sen.av.tr_tr_makale_adil-durust-yargilanma-hakkii-bakimindan-lehe-delillerin-aratirilmasi-ve-dikkate-alinmasi-sorunu).