Makalede, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı itirazı üzerine verilecek lehe bozma kararının sirayetinin özellikle hangi durumlarda adalet ve eşitlik açısından zorunlu hale geleceği belirtilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91134

Makale yazarı, lehe bozma kararının sirayetinin özellikle iki durumda adalet ve eşitlik açısından zorunlu hale geleceğini belirtmektedir: 1) **Suçun Sübutuna İlişkin Bozma Kararları:** Eğer Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bir sanık hakkında 'suçun sanık tarafından işlendiğinin ispatlanamadığı' gerekçesiyle beraat sonucunu doğuracak bir bozma kararı verirse, aynı delillere dayanılarak mahkum edilmiş ve kanun yoluna başvurmamış diğer sanıkların bu bozmadan yararlandırılmaması, bariz bir adaletsizlik ve eşitsizlik yaratır. 2) **Hukuka Kesin Aykırılık Hallerine Dayanan Bozma Kararları:** Eğer bozma kararı, CMK m.289'da sayılan ve yargılamanın temelini sarsan 'hukuka kesin aykırılık' hallerinden birine (örneğin, mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemesi, savunma hakkının esaslı şekilde kısıtlanması) dayanıyorsa, bu aykırılık tüm sanıkları etkileyeceği için, bozma kararının talepte bulunmayan diğer sanıklara da sirayet etmesi zorunludur. Bu durumlar, yargılamanın adil ve eşit koşullarda yürütülmesi gerekliliğinin bir sonucudur (Bkz: sen.av.tr_tr_makale_yargitay-cumhuriyet-bassavcisi-itirazinin-sirayeti).